Hasan Sabbah' ın Alamut Kalesi' nin, cennet bahçelerinin ve fedailerinin tarihi romanı 'Hıristiyanların zaman ölçüsü ile 1092 yılının ilk baharında hatırı sayılır büyüklükte bir kervan, Semerkant'tan başlayarak Buhara üzerinden Horasan'ın kuzeyindeki Elbruz platosuna dek uzanan, bir zamanlar muzaffer orduların kullandığı eski yolun üzerinde ağır ağır ilerliyordu. Karların erimeye başlamasıyla birlikte Buhara'dan ayrılan kervan haftalardır yollardaydı...' 'Avni oğlum, Tahir'in torunu! ' demişti ona. 'Doğruca Demavend Dağı'na giden yolu tut. Rey'e ulaşınca Şahrud Irmağı' na giden yolu sor. Irmağın kaynağı sarp bir vadide bulunmaktadır; oraya çık. Büyük bir kale göreceksin: Bu yerin ismi Alamut kalesidir, yani 'kartal yuvası.'
Hasan sabahın 'İsmaililik' adı altında cennet vaadiyle fedai olarak yetiştirdiği gençlerin ve Alamut kalesinin muhteşem hikayesi...
Alamut Devleti'nin merkezi olarak sarp dağların tepesine yaptırılan bir kaledir. Hasan Sabbah'ın fedailerine sahte bir cennet vaad ederek kendi Haşhaşilik öğretisini yaydığı mekandır. Ögretisini yaymak için fedailerine cennetin anahtarlarını elinde bulundurduğuna inandırmış ve bu sayede suikastçılar yetiştirmiştir. Dünya üzerinde suikast kavramının ilk ortaya atıldığı yerdir.Hasan Sabbah fedailerinin, istediği suikastleri yerine getirmesi için haşhaşın uyuşturucu etkisini kullanmıştır.